Munzam Zarar (Aşkın Zarar), Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenen, para borçlarında borçlunun temerrüde düşmesi (borcunu zamanında ödememesi) nedeniyle alacaklının uğradığı ve temerrüt faizi ile karşılanamayan, onu aşan zararı ifade eden hukuki bir kavramdır.
Munzam Zararın (Aşkın Zararın) Temel Koşulları
Bir alacaklının munzam zarar (aşkın zarar) talep edebilmesi için gerekli olan hukuki şartlar şunlardır:
Bir Para Borcunun Varlığı: Munzam zarar, sadece konusu para olan borçlarda söz konusu olabilir. Para dışındaki (bir malın teslimi, bir işin yapılması gibi) borçlarda temerrüt halinde genel tazminat hükümleri uygulanır.
Borçlunun Temerrüdü: Borçlunun, borcu zamanında ve usulüne uygun olarak ödemeyerek gecikmeye düşmesi (TBKm.117) gerekir.
Temerrüt Faiziyle Karşılanamayan Bir Zararın Bulunması: Alacaklının uğradığı maddi kaybın, kendisine ödenen veya ödenmesi gereken temerrüt faizi miktarını aşması şarttır. Gecikme nedeniyle oluşan bu fazladan zarar, munzam zararın ta kendisidir. Bu zarar, özellikle enflasyon ve paranın değer kaybı gibi ekonomik nedenlerden kaynaklanabilir.
Borçlunun Kusuru: Munzam zararın tazmini için borçlunun temerrüde düşmekte kusurlu olması gerekir. Ancak burada kusur bakımından bir kolaylık söz konusudur: Borçlu, kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe munzam zarardan sorumlu tutulur (TBKm.122).
İlliyet Bağı (Nedensellik): Munzam zarar ile borçlunun temerrüdü arasında uygun bir nedensellik bağı bulunmalıdır. Yani, alacaklının bu ekstra zararı, doğrudan doğruya borçlunun geç ödemesinden kaynaklanmalıdır.
İLGİLİ GÜNCEL TARİHLİ YARGITAY KARARI
Yerel Mahkemede aşağıdaki gerekçe ile davanın reddine karar verilip Yargıtayın ilgili dairesi işbu kararı kararı onamıştır.
“Yargıtay içtihatlarına göre munzam zararın talep edilebilmesi için zararın gerçekleşmiş, ölçülebilir ve somut (gerçek) bir zarar olması gerektiği, davacının ispatlamak zorunda olduğu hususun, enflasyon ve yüksek faizler değil, kendisinin şahsen ve somut olarak geç ödemeden dolayı gördüğü zarar olgusu olduğunu, davacının talebinin uğranılan somut bir zarara ilişkin değil, dolaylı yönden ekonomik nedenlere (faiz, enflasyon vs) dayandığı bu bağlamda davacının uğramış olduğu zarara ilişkin iddiasını somutlaştırmadığı, davacı tarafça ileri sürülen somut bir zarar olmaması karşısında enflasyon verilerine dayanılarak munzam zararın talep edilmesinde hukuki bir yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.”
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/2698 Esas, 2025/4823 Karar, 26.05.2025 Tarih

